Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
erol dede
Yaşam Haber Girişi: 17.08.2021 - 00:20, Güncelleme: 17.08.2021 - 00:20

BİR GECEDE BÜYÜDÜK HEPİMİZ!...

 

BİR GECEDE BÜYÜDÜK HEPİMİZ!...

Türkiye'nin, "Deprem öldürmez, bina öldürür" sözünü en acı tecrübe ettiği gündür 17 Ağustos 1999… 17 Ağustos Depremi Üzerinden 22 Sene Geçti, Depreme Hazır Mıyız? Unutmadık...
Demiri eksik, çimentosu az, deniz kumundan yapılmış evlerde oturduklarını bilmeden, bilemeden bir 17 Ağustos günü aramızdan göçüp gidenler bir kez öldüler. Ancak sevdiklerini, ailelerini, mahallelerini, kentlerini ve belki de kendilerini kaybedenler her gün; bir kez, beş kez, on kez, bin kez ölmeye devam ediyorlar.   Çarpık sisteme ve rant ekonomisine yakınlarını ve umutlarını kaptıranların yaşantıları 16 senedir 7,4 büyüklüğünde sallanmaya devam ediyor.   Onlar bugüne kadar açılan 2100 davanın 1800’ünün cezasız sonuçlanmasıyla her gün bir kez daha ölüyor, bir kez daha enkaz altında kalıyor, bir kez daha sesimi duyan var mı diye haykırıyorlar.   Yüz binlerin vicdanlarında adalet sisteminin zaman aşımına uğrattığı davalar her sabah yeniden açılıyor, sorumlular yeniden yargılanıyorlar…   22 yıldır her gün, aynı 45 saniyeyi tekrar tekrar yaşayanlar, Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında olduğunu görmezden gelenleri, insan hayatını kurtarmak yerine günü kurtarmayı tercih edenleri, Büyük şehirlerimizde depreme hazırlık için toplu mezarlık alanları tespit edenleri, “Olanla ölenin önüne geçilmez” diyerek kentsel dönüşümü paraya çevirenleri defalarca mahkum ediyorlar.   Çünkü geride kalanlar için ölümün ve acının zaman aşımı yok… Telafisi yok. Hafifletici sebebi yok. Çünkü onlar Memleket şairi Nazım Hikmet’in dizelerinde ağıt yaktığı, “ezilmiş başlarıyla uyanılmaz uykuya varanların” yoldaşları artık… Deprem riski taşıyan ülkemizde, bir daha böyle acıların yaşanmaması için önlemlerin alınması şart. Daha dün gibi hatırladığımız 17 Ağustos depreminde ne yitirilen canları geri getirmeye, ne de yaşanılan acıları unutturmaya yetti aradan geçen 22 yıl… 《SESİMİ DUYAN VAR MI?》 İyi geceler diye öptüğünüz anneniz babanız, görüşürüz dediğiniz arkadaşınız, seni seviyorum dediğiniz sevgiliniz, eşiniz bir gece ansızın yok oluyor. Sesimizi duyuramadıklarımızı...45 saniyede kaybettiklerimizi... Bizde goreleden haber-medya ailesi olarak büyük kayıplar yaşadığımız 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.  
Türkiye'nin, "Deprem öldürmez, bina öldürür" sözünü en acı tecrübe ettiği gündür 17 Ağustos 1999… 17 Ağustos Depremi Üzerinden 22 Sene Geçti, Depreme Hazır Mıyız? Unutmadık...
ecem ticaret

Demiri eksik, çimentosu az, deniz kumundan yapılmış evlerde oturduklarını bilmeden, bilemeden bir 17 Ağustos günü aramızdan göçüp gidenler bir kez öldüler. Ancak sevdiklerini, ailelerini, mahallelerini, kentlerini ve belki de kendilerini kaybedenler her gün; bir kez, beş kez, on kez, bin kez ölmeye devam ediyorlar.

 

Çarpık sisteme ve rant ekonomisine yakınlarını ve umutlarını kaptıranların yaşantıları 16 senedir 7,4 büyüklüğünde sallanmaya devam ediyor.

 

Onlar bugüne kadar açılan 2100 davanın 1800’ünün cezasız sonuçlanmasıyla her gün bir kez daha ölüyor, bir kez daha enkaz altında kalıyor, bir kez daha sesimi duyan var mı diye haykırıyorlar.

 

Yüz binlerin vicdanlarında adalet sisteminin zaman aşımına uğrattığı davalar her sabah yeniden açılıyor, sorumlular yeniden yargılanıyorlar…

 

22 yıldır her gün, aynı 45 saniyeyi tekrar tekrar yaşayanlar, Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında olduğunu görmezden gelenleri, insan hayatını kurtarmak yerine günü kurtarmayı tercih edenleri, Büyük şehirlerimizde depreme hazırlık için toplu mezarlık alanları tespit edenleri, “Olanla ölenin önüne geçilmez” diyerek kentsel dönüşümü paraya çevirenleri defalarca mahkum ediyorlar.

 

Çünkü geride kalanlar için ölümün ve acının zaman aşımı yok… Telafisi yok. Hafifletici sebebi yok. Çünkü onlar Memleket şairi Nazım Hikmet’in dizelerinde ağıt yaktığı, “ezilmiş başlarıyla uyanılmaz uykuya varanların” yoldaşları artık…

Deprem riski taşıyan ülkemizde, bir daha böyle acıların yaşanmaması için önlemlerin alınması şart. Daha dün gibi hatırladığımız 17 Ağustos depreminde ne yitirilen canları geri getirmeye, ne de yaşanılan acıları unutturmaya yetti aradan geçen 22 yıl… 《SESİMİ DUYAN VAR MI?》 İyi geceler diye öptüğünüz anneniz babanız, görüşürüz dediğiniz arkadaşınız, seni seviyorum dediğiniz sevgiliniz, eşiniz bir gece ansızın yok oluyor. Sesimizi duyuramadıklarımızı...45 saniyede kaybettiklerimizi...

Bizde goreleden haber-medya ailesi olarak büyük kayıplar yaşadığımız 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve goreleden.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.