Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
erol dede
Nur Kılıç
Köşe Yazarı
Nur Kılıç
 

ZAM ZAM ZAM!

Eveeet değerli okuyucularım uzun zaman oldu, yazmadım ancak her gün zam haberiyle uyanıyoruz. Zaten sizler gerginsiniz birde ben yazılarımla size tuz biber olmak istemedim. Ama artık bıçak kemiğe dayandı sanki, geçtiğimiz günlerde işim dolayısıyla İstanbul'a kısa bir seyahatim oldu. Ben İstanbul'da büyüdüm hemde şişli gibi çok güzel bir ilçede ve ailem İstanbul'da halen.. Şimdi diyeceksiniz ki Nur hanım bunlardan bizene ancaaaak sizlere şunu özellikle belirtmek isterim ki "İstanbul'un taşı toprağı altın" derlerdi büyüklerimiz. İstanbul bitmiş neden mi? Hemen hemen her kesimden görüştüğüm kişilerin durumu içler acısı kafeler boş AVM lerde sadece vitrin lere bakıp içeri girmeyenler mahalle pazarlarına bile akşam 18'den sonra alışverişe gidiyoruz diye konuşan bir kesimden kısa bir sohbetim oldu.. Zaten maskede var kimse tanımaz tezgah arkası alıyoruz diye iki kişinin konuşmasına istemiyerek kulak misafiri oldum ve hemen bende onlara kusura bakmayın konuştuklarınız beni etkiledi dedim ve ne işle meşgul sun diye sordu bende gazeteciyim dedim başladı anlatmaya evde iki kişi yaşıyoruz ikimizde çalışıyoruz eşimde bende dedi bayanı dinledim bende kendisini şimdi sokakta görsem tanımam çünkü maskesi vardı, beni anlattıkları çok üzdü. Her Gün ama her gün iğneden ipliğe herşeye zam zam zam yalnız bir kesim var ki tuzu kuru bir kesimde var ki isyanlarda asgari ücret ikibin sekiz yüz yirmi beş emeklinin maaşı ise asgari ücret altında. Şimdi gelelim Giresun'a aaa! Herşeye zam yapılırken Giresun'un tek geçim kaynağı fındık fiyatı adeta 24-25 civarında dondu kaldı. Her fındık sezonunda aşağı yukarı aynı şeyler konuşulur. Aynı gelişmeler yaşanır.Her kafadan bir ses çıkar.Bilen de konuşur bilmeyen de... Fındık mevsiminin başlamasına 1-2 ay kala önce rekolte şu kadar olacak,bu kadar olacak tartışmaları başlar...Yine rekolte ile ilgili spekülasyonların ardı arkası gelmez...Bazı kurumlar, firmalar ve kişiler rekolteyi yüksek göstererek fındık fiyatının düşük olması için uğraşır. Bazı kurumlar da,"Aman fındık fiyatı düşük olmasın, üreticiler zarar etmesin"diye çabalar. Kimileri, "Üreticilerin elinde şu kadar fındık var. Bu sene rekolte de yüksek, fiyatlar düşük olur"gibi açıklamalar yapar. Ben ençok da şu,"Üreticinin elinde şu kadar fındık var"açıklamasına kızarım. Sanki köy köy gezdiniz, üreticinin evlerini dolaştınız, elinizde kantarlar fındıkları tarttınız. Böyle saçma iş mi olur Allah aşkına? Neyse biz dönelim fındıkla ilgili olarak bu sene yaşananlara. Bilindiği gibi dünyada fındığa hükmeden, hatta istediği gibi yönlendiren bir firma var, Adı, Ferrero. Hatırlarsanız geçmişte yazmıştım 2016 yılında Türk fındığı zararlı"açıklamasını İtalya Tarımcılar Derneği yapmış, fakat İtalyanlar önemsememiş. Yani bu durumda nasıl olmuş da İtalyanlar fındığımıza sahip çıkmış, orası biraz muamma. İtalyanlar derken ucu bucağı da yok. Hangi İtalyanlar? Açıkçası bu bana pek mantıklı gelmiyor. Neymiş İtalyanlar Türk fındığını almaya devam edecekmiş. İtalya fındık alsa ne olur almasa ne olur? Zaten fındığın ağa babasını İtalyan Ferrero alıyor. Burada fındığın üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. rekolte düşük, dünyada bu tip spekülasyonlarla fındığın fiyatını düşürmye çalışıyorlar. Devletin fındığa sahip çıkması fiyatlar açısından çok önemli bir unsur. AK Parti hükümeti üreticiyi sahipsiz bırakmamalı. Kalın sağlıcakla bu zamlarla nasıl sağlıkla kalınacak sa... Eveeet değerli okuyucularım uzun zaman oldu, yazmadım ancak her gün zam haberiyle uyanıyoruz. Zaten sizler gerginsiniz birde ben yazılarımla size tuz biber olmak istemedim. Ama artık bıçak kemiğe dayandı sanki, geçtiğimiz günlerde işim dolayısıyla İstanbul'a kısa bir seyahatim oldu. Ben İstanbul'da büyüdüm hemde şişli gibi çok güzel bir ilçede ve ailem İstanbul'da halen.. Şimdi diyeceksiniz ki Nur hanım bunlardan bizene ancaaaak sizlere şunu özellikle belirtmek isterim ki "İstanbul'un taşı toprağı altın" derlerdi büyüklerimiz. İstanbul bitmiş neden mi? Hemen hemen her kesimden görüştüğüm kişilerin durumu içler acısı kafeler boş AVM lerde sadece vitrin lere bakıp içeri girmeyenler mahalle pazarlarına bile akşam 18'den sonra alışverişe gidiyoruz diye konuşan bir kesimden kısa bir sohbetim oldu.. Zaten maskede var kimse tanımaz tezgah arkası alıyoruz diye iki kişinin konuşmasına istemiyerek kulak misafiri oldum ve hemen bende onlara kusura bakmayın konuştuklarınız beni etkiledi dedim ve ne işle meşgul sun diye sordu bende gazeteciyim dedim başladı anlatmaya evde iki kişi yaşıyoruz ikimizde çalışıyoruz eşimde bende dedi bayanı dinledim bende kendisini şimdi sokakta görsem tanımam çünkü maskesi vardı, beni anlattıkları çok üzdü. Her Gün ama her gün iğneden ipliğe herşeye zam zam zam yalnız bir kesim var ki tuzu kuru bir kesimde var ki isyanlarda asgari ücret ikibin sekiz yüz yirmi beş emeklinin maaşı ise asgari ücret altında. Şimdi gelelim Giresun'a aaa! Herşeye zam yapılırken Giresun'un tek geçim kaynağı fındık fiyatı adeta 24-25 civarında dondu kaldı. Her fındık sezonunda aşağı yukarı aynı şeyler konuşulur. Aynı gelişmeler yaşanır.Her kafadan bir ses çıkar.Bilen de konuşur bilmeyen de... Fındık mevsiminin başlamasına 1-2 ay kala önce rekolte şu kadar olacak,bu kadar olacak tartışmaları başlar...Yine rekolte ile ilgili spekülasyonların ardı arkası gelmez...Bazı kurumlar, firmalar ve kişiler rekolteyi yüksek göstererek fındık fiyatının düşük olması için uğraşır. Bazı kurumlar da,"Aman fındık fiyatı düşük olmasın, üreticiler zarar etmesin"diye çabalar. Kimileri, "Üreticilerin elinde şu kadar fındık var. Bu sene rekolte de yüksek, fiyatlar düşük olur"gibi açıklamalar yapar. Ben ençok da şu,"Üreticinin elinde şu kadar fındık var"açıklamasına kızarım. Sanki köy köy gezdiniz, üreticinin evlerini dolaştınız, elinizde kantarlar fındıkları tarttınız. Böyle saçma iş mi olur Allah aşkına? Neyse biz dönelim fındıkla ilgili olarak bu sene yaşananlara. Bilindiği gibi dünyada fındığa hükmeden, hatta istediği gibi yönlendiren bir firma var, Adı, Ferrero. Hatırlarsanız geçmişte yazmıştım 2016 yılında Türk fındığı zararlı"açıklamasını İtalya Tarımcılar Derneği yapmış, fakat İtalyanlar önemsememiş. Yani bu durumda nasıl olmuş da İtalyanlar fındığımıza sahip çıkmış, orası biraz muamma. İtalyanlar derken ucu bucağı da yok. Hangi İtalyanlar? Açıkçası bu bana pek mantıklı gelmiyor. Neymiş İtalyanlar Türk fındığını almaya devam edecekmiş. İtalya fındık alsa ne olur almasa ne olur? Zaten fındığın ağa babasını İtalyan Ferrero alıyor. Burada fındığın üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. rekolte düşük, dünyada bu tip spekülasyonlarla fındığın fiyatını düşürmye çalışıyorlar. Devletin fındığa sahip çıkması fiyatlar açısından çok önemli bir unsur. AK Parti hükümeti üreticiyi sahipsiz bırakmamalı. Kalın sağlıcakla bu zamlarla nasıl sağlıkla kalınacak sa...
Ekleme Tarihi: 07 Kasım 2021 - Pazar

ZAM ZAM ZAM!

Eveeet değerli okuyucularım uzun zaman oldu,

yazmadım ancak her gün zam haberiyle uyanıyoruz.

Zaten sizler gerginsiniz birde ben yazılarımla size tuz biber olmak istemedim.

Ama artık bıçak kemiğe dayandı sanki, geçtiğimiz günlerde işim dolayısıyla İstanbul'a kısa bir seyahatim oldu.

Ben İstanbul'da büyüdüm hemde şişli gibi çok güzel bir ilçede ve ailem İstanbul'da halen..

Şimdi diyeceksiniz ki Nur hanım bunlardan bizene ancaaaak sizlere şunu özellikle belirtmek isterim ki "İstanbul'un taşı toprağı altın" derlerdi büyüklerimiz.

İstanbul bitmiş neden mi? Hemen hemen her kesimden görüştüğüm kişilerin durumu içler acısı kafeler boş AVM lerde sadece vitrin lere bakıp içeri girmeyenler mahalle pazarlarına bile akşam 18'den sonra alışverişe gidiyoruz diye konuşan bir kesimden kısa bir sohbetim oldu..

Zaten maskede var kimse tanımaz tezgah arkası alıyoruz diye iki kişinin konuşmasına istemiyerek kulak misafiri oldum ve hemen bende onlara kusura bakmayın konuştuklarınız beni etkiledi dedim ve ne işle meşgul sun diye sordu bende gazeteciyim dedim başladı anlatmaya evde iki kişi yaşıyoruz ikimizde çalışıyoruz eşimde bende dedi bayanı dinledim bende kendisini şimdi sokakta görsem tanımam çünkü maskesi vardı,

beni anlattıkları çok üzdü.

Her Gün ama her gün iğneden ipliğe herşeye zam zam zam yalnız bir kesim var ki tuzu kuru bir kesimde var ki isyanlarda asgari ücret ikibin sekiz yüz yirmi beş emeklinin maaşı ise asgari ücret altında.

Şimdi gelelim Giresun'a aaa!

Herşeye zam yapılırken Giresun'un tek geçim kaynağı fındık fiyatı adeta 24-25 civarında dondu kaldı.

Her fındık sezonunda aşağı yukarı aynı şeyler konuşulur. Aynı gelişmeler yaşanır.Her kafadan bir ses çıkar.Bilen de konuşur bilmeyen de...

Fındık mevsiminin başlamasına 1-2 ay kala önce rekolte şu kadar olacak,bu kadar olacak tartışmaları başlar...Yine rekolte ile ilgili spekülasyonların ardı arkası gelmez...Bazı kurumlar, firmalar ve kişiler rekolteyi yüksek göstererek fındık fiyatının düşük olması için uğraşır. Bazı kurumlar da,"Aman fındık fiyatı düşük olmasın, üreticiler zarar etmesin"diye çabalar. Kimileri, "Üreticilerin elinde şu kadar fındık var. Bu sene rekolte de yüksek, fiyatlar düşük olur"gibi açıklamalar yapar.

Ben ençok da şu,"Üreticinin elinde şu kadar fındık var"açıklamasına kızarım. Sanki köy köy gezdiniz, üreticinin evlerini dolaştınız, elinizde kantarlar fındıkları tarttınız. Böyle saçma iş mi olur Allah aşkına?

Neyse biz dönelim fındıkla ilgili olarak bu sene yaşananlara. Bilindiği gibi dünyada fındığa hükmeden, hatta istediği gibi yönlendiren bir firma var, Adı, Ferrero.

Hatırlarsanız geçmişte yazmıştım 2016 yılında

Türk fındığı zararlı"açıklamasını İtalya Tarımcılar Derneği yapmış, fakat İtalyanlar önemsememiş. Yani bu durumda nasıl olmuş da İtalyanlar fındığımıza sahip çıkmış, orası biraz muamma. İtalyanlar derken ucu bucağı da yok. Hangi İtalyanlar? Açıkçası bu bana pek mantıklı gelmiyor.

Neymiş İtalyanlar Türk fındığını almaya devam edecekmiş. İtalya fındık alsa ne olur almasa ne olur? Zaten fındığın ağa babasını İtalyan Ferrero alıyor.

Burada fındığın üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. rekolte düşük, dünyada bu tip spekülasyonlarla fındığın fiyatını düşürmye çalışıyorlar. Devletin fındığa sahip çıkması fiyatlar açısından çok önemli bir unsur. AK Parti hükümeti üreticiyi sahipsiz bırakmamalı.

Kalın sağlıcakla bu zamlarla nasıl sağlıkla kalınacak sa...

Eveeet değerli okuyucularım uzun zaman oldu,

yazmadım ancak her gün zam haberiyle uyanıyoruz.

Zaten sizler gerginsiniz birde ben yazılarımla size tuz biber olmak istemedim.

Ama artık bıçak kemiğe dayandı sanki, geçtiğimiz günlerde işim dolayısıyla İstanbul'a kısa bir seyahatim oldu.

Ben İstanbul'da büyüdüm hemde şişli gibi çok güzel bir ilçede ve ailem İstanbul'da halen..

Şimdi diyeceksiniz ki Nur hanım bunlardan bizene ancaaaak sizlere şunu özellikle belirtmek isterim ki "İstanbul'un taşı toprağı altın" derlerdi büyüklerimiz.

İstanbul bitmiş neden mi? Hemen hemen her kesimden görüştüğüm kişilerin durumu içler acısı kafeler boş AVM lerde sadece vitrin lere bakıp içeri girmeyenler mahalle pazarlarına bile akşam 18'den sonra alışverişe gidiyoruz diye konuşan bir kesimden kısa bir sohbetim oldu..

Zaten maskede var kimse tanımaz tezgah arkası alıyoruz diye iki kişinin konuşmasına istemiyerek kulak misafiri oldum ve hemen bende onlara kusura bakmayın konuştuklarınız beni etkiledi dedim ve ne işle meşgul sun diye sordu bende gazeteciyim dedim başladı anlatmaya evde iki kişi yaşıyoruz ikimizde çalışıyoruz eşimde bende dedi bayanı dinledim bende kendisini şimdi sokakta görsem tanımam çünkü maskesi vardı,

beni anlattıkları çok üzdü.

Her Gün ama her gün iğneden ipliğe herşeye zam zam zam yalnız bir kesim var ki tuzu kuru bir kesimde var ki isyanlarda asgari ücret ikibin sekiz yüz yirmi beş emeklinin maaşı ise asgari ücret altında.

Şimdi gelelim Giresun'a aaa!

Herşeye zam yapılırken Giresun'un tek geçim kaynağı fındık fiyatı adeta 24-25 civarında dondu kaldı.

Her fındık sezonunda aşağı yukarı aynı şeyler konuşulur. Aynı gelişmeler yaşanır.Her kafadan bir ses çıkar.Bilen de konuşur bilmeyen de...

Fındık mevsiminin başlamasına 1-2 ay kala önce rekolte şu kadar olacak,bu kadar olacak tartışmaları başlar...Yine rekolte ile ilgili spekülasyonların ardı arkası gelmez...Bazı kurumlar, firmalar ve kişiler rekolteyi yüksek göstererek fındık fiyatının düşük olması için uğraşır. Bazı kurumlar da,"Aman fındık fiyatı düşük olmasın, üreticiler zarar etmesin"diye çabalar. Kimileri, "Üreticilerin elinde şu kadar fındık var. Bu sene rekolte de yüksek, fiyatlar düşük olur"gibi açıklamalar yapar.

Ben ençok da şu,"Üreticinin elinde şu kadar fındık var"açıklamasına kızarım. Sanki köy köy gezdiniz, üreticinin evlerini dolaştınız, elinizde kantarlar fındıkları tarttınız. Böyle saçma iş mi olur Allah aşkına?

Neyse biz dönelim fındıkla ilgili olarak bu sene yaşananlara. Bilindiği gibi dünyada fındığa hükmeden, hatta istediği gibi yönlendiren bir firma var, Adı, Ferrero.

Hatırlarsanız geçmişte yazmıştım 2016 yılında

Türk fındığı zararlı"açıklamasını İtalya Tarımcılar Derneği yapmış, fakat İtalyanlar önemsememiş. Yani bu durumda nasıl olmuş da İtalyanlar fındığımıza sahip çıkmış, orası biraz muamma. İtalyanlar derken ucu bucağı da yok. Hangi İtalyanlar? Açıkçası bu bana pek mantıklı gelmiyor.

Neymiş İtalyanlar Türk fındığını almaya devam edecekmiş. İtalya fındık alsa ne olur almasa ne olur? Zaten fındığın ağa babasını İtalyan Ferrero alıyor.

Burada fındığın üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. rekolte düşük, dünyada bu tip spekülasyonlarla fındığın fiyatını düşürmye çalışıyorlar. Devletin fındığa sahip çıkması fiyatlar açısından çok önemli bir unsur. AK Parti hükümeti üreticiyi sahipsiz bırakmamalı.

Kalın sağlıcakla bu zamlarla nasıl sağlıkla kalınacak sa...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve goreleden.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.