erol dede
Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa Serdar Kara Yazı Detayı Bu yazı 138 kez okundu.
Serdar Kara
Köşe Yazarı
Serdar Kara
 

Bayram Gelmiş Neyime!...

Bayram gelmiş neyime anam aman garibem Kan damlar yüreğime anam aman garibem Yaralarım sızlıyor anam aman garibem Gülmek (Doktor) benim neyime anan aman garibem Biraz dertli ve hüzün taşıyan bir şiir ama, bu çok tuttu eskilerden en içten okuyanlardan biri Rahmetli Kazancı Bedih  bu türkünün sözleri ve bestesi ise yine Urfa’dan Cemil Cankat’a ait… Peki bu Bayram günü ben niye bunu hatırladım? Hatırladım çünkü hakikaten bu günlerde bunu hatırlamak gerekirdi… Çok kısa dersem hiçbir şey iyi gitmiyor, hakikatten zor bir dönemden geçiyoruz. Hem insanlığı tehdit eden pandemi krizi hem de ekonomimizin içinde bulunduğu durum, gönlümüzce ve mutlu bir bayram geçirmemize engel olmuş durumda. Bayram mutluluk demektir, huzur demektir, bolluk demektir, eşi dostu görüp sarılmak, demektir. Şimdi soruyorum; peki tüm bunlar, bugün mevcut mu? Hayır, o zaman bende derim ki; ‘’Bayram gelmiş neyime’’ Bayramlar yine aynı bayramlar. Değişen, sadece insanlar… Ah O Eski Bayramlar!.... Ah nerde o eski bayramlar diye başlayan bir yazı yazabilecek yaşa gelmeyi epey bekledim. Sanıyorum artık vaktidir. Her bayramı bir arada "bayram gibi" kutlayan o koca aile, telefonda bayramlaşıyor kaç zamandır... "Modernleştikçe" uzaklaştık çokları gibi biz de... Tek sobanın etrafına kümelenip sohbet etmeler bitti. Kaloriferle ısı odalara yayılınca, sohbetlerin keyfi de dağılıp gitti. Yer sofrasından masaya terfi edilince tadı kaçtı yemeklerin... Telefonda "görüşür olduk, görüş" mesafesinin dışından... Gelin geçmiş bayramlarla şimdi ki bayramları şöyle bir kıyaslayalım ne dersiniz? Sözler başlayınca; Anılar, hatıralar ve maziye gömdüğümüz gelenek ve görenekler akla gelir. Şimdi hemen geriye yaslanıp ‘Nerede o eski bayramlar…” diye söze koyuluruz. Mesela eski bayramlarda bayram namazı sonrasında çoluk çocuk yollara düşer, ev ev dolaşarak şeker, helva ve bayram parası toplardık. Şimdi bakıyorum da eski adetlerimizin yerini sadece para almış. Kriz bayramı da etkilemiş görünüyor değil mi? Ulaşımın zor olduğu anlarda dahi büyüklere saygıyı, küçüklere ise sevgiyi aşılamanın mücadelesi verilirdi. Tebrik kartları yerini cep telefonuyla çekilen mesajlara bıraktı. Silah çıktı, mertlik bozuldu’ misali, cep telefonları birçok değerlerimizi alıp götürdü bizden. Eski bayramlarda kişiye özel kart seçer ve güzel cümlelerle süslerdik. Ya şimdi; Tek kalıp cümlelerle ‘dostlar bizi pazarda görsün’ misali cep telefonun tek tuşuna basmak yeterli oluyor. Aslında örnekleri çoğaltmamak elde değil ama biz sizi fazla sıkmamak açısından yazımıza son verir, hadi bu bayramda , bayram kartlarımız postaya verelim. Sende katıl, katkı koy bu adete sende sahip çık. Her ne kadar gözden uzak olan gönülden de ırak olur dense de bir mektup bir kart iki cümle birleştirir bizleri göz olur görür gönül gözünden…Aslında hepimiz ailecek bayramları sevdiklerimiz ile birlikte geçirmek için beklerdik, ya şimdi… Eski bayramlar, "tatil" oldu. Eskiden, bayram sabahı olduğunda 7'den 70'e herkesi tatlı bir heyecan sarar, özellikle çocuklar yeni elbiselerini ve yeni ayakkabılarını giydiklerinde mutluluklarına diyecek yoktu doğrusu. Önce anne ve babalarının ellerini öpen çocuklar, sırasıyla dede, nine, abla ve ağabeylerinin de ellerini öptükten sonra sıra, elinde bir torbayla yakın komşularını ziyaret ederek ellerini öpmek ve bayram çerezlerini istemeye gelirdi.     Hoş istemeseler de ellerindeki torbanın ne manaya geldiği bilinir ve çerezleri verilirdi. Toplanan bu çerezler daha sonraki günlerde keyifle yenmek içindi. Daha sonra, yakınlık sırasına göre, amca, dayı, hala, teyze gibi akrabalar ziyaret edilir ve elleri öpülürdü.  Şimdi diyeceksiniz ki bugünkü bayramlarla eski bayramlar arasındaki fark nerede?  O günlerde çocuklar büyüklerinin ellerini öptüklerinde ödüllendirilirlerdi. Şimdilerde bu adet giderek kalkmaktadır. Çocuk büyüğünün elini öptüğünde bir beklenti içine girmektedir. Ne hikmetse büyükler bu beklentiyi ya görmezlikten gelmektedir veya anlayamamaktadır. Giderek unutulmakta olan bu ödüllendirme bayram harçlığıdır. Küçük bir ayrıntı gibi görünen bu ödüllendirme aslında çocukların dünyasındaki ikinci bayramdır. Bu duygu ve düşüncelerle şehit ailelerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutlar; ülkemize huzur ve bereket getirmesini temenni ederim. Sevgi ve saygılarımla.
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2021 - Pazartesi

Bayram Gelmiş Neyime!...

Bayram gelmiş neyime anam aman garibem

Kan damlar yüreğime anam aman garibem

Yaralarım sızlıyor anam aman garibem

Gülmek (Doktor) benim neyime anan aman garibem

Biraz dertli ve hüzün taşıyan bir şiir ama, bu çok tuttu eskilerden en içten okuyanlardan biri Rahmetli Kazancı Bedih  bu türkünün sözleri ve bestesi ise yine Urfa’dan Cemil Cankat’a ait…

Peki bu Bayram günü ben niye bunu hatırladım? Hatırladım çünkü hakikaten bu günlerde bunu hatırlamak gerekirdi… Çok kısa dersem hiçbir şey iyi gitmiyor, hakikatten zor bir dönemden geçiyoruz. Hem insanlığı tehdit eden pandemi krizi hem de ekonomimizin içinde bulunduğu durum, gönlümüzce ve mutlu bir bayram geçirmemize engel olmuş durumda. Bayram mutluluk demektir, huzur demektir, bolluk demektir, eşi dostu görüp sarılmak, demektir. Şimdi soruyorum; peki tüm bunlar, bugün mevcut mu? Hayır, o zaman bende derim ki; ‘’Bayram gelmiş neyime’’ Bayramlar yine aynı bayramlar. Değişen, sadece insanlar…

Ah O Eski Bayramlar!....

Ah nerde o eski bayramlar diye başlayan bir yazı yazabilecek yaşa gelmeyi epey bekledim. Sanıyorum artık vaktidir. Her bayramı bir arada "bayram gibi" kutlayan o koca aile, telefonda bayramlaşıyor kaç zamandır...

"Modernleştikçe" uzaklaştık çokları gibi biz de... Tek sobanın etrafına kümelenip sohbet etmeler bitti. Kaloriferle ısı odalara yayılınca, sohbetlerin keyfi de dağılıp gitti. Yer sofrasından masaya terfi edilince tadı kaçtı yemeklerin... Telefonda "görüşür olduk, görüş" mesafesinin dışından... Gelin geçmiş bayramlarla şimdi ki bayramları şöyle bir kıyaslayalım ne dersiniz? Sözler başlayınca; Anılar, hatıralar ve maziye gömdüğümüz gelenek ve görenekler akla gelir. Şimdi hemen geriye yaslanıp ‘Nerede o eski bayramlar…” diye söze koyuluruz.

Mesela eski bayramlarda bayram namazı sonrasında çoluk çocuk yollara düşer, ev ev dolaşarak şeker, helva ve bayram parası toplardık. Şimdi bakıyorum da eski adetlerimizin yerini sadece para almış. Kriz bayramı da etkilemiş görünüyor değil mi? Ulaşımın zor olduğu anlarda dahi büyüklere saygıyı, küçüklere ise sevgiyi aşılamanın mücadelesi verilirdi. Tebrik kartları yerini cep telefonuyla çekilen mesajlara bıraktı. Silah çıktı, mertlik bozuldu’ misali, cep telefonları birçok değerlerimizi alıp götürdü bizden. Eski bayramlarda kişiye özel kart seçer ve güzel cümlelerle süslerdik. Ya şimdi; Tek kalıp cümlelerle ‘dostlar bizi pazarda görsün’ misali cep telefonun tek tuşuna basmak yeterli oluyor. Aslında örnekleri çoğaltmamak elde değil ama biz sizi fazla sıkmamak açısından yazımıza son verir, hadi bu bayramda , bayram kartlarımız postaya verelim.

Sende katıl, katkı koy bu adete sende sahip çık. Her ne kadar gözden uzak olan gönülden de ırak olur dense de bir mektup bir kart iki cümle birleştirir bizleri göz olur görür gönül gözünden…Aslında hepimiz ailecek bayramları sevdiklerimiz ile birlikte geçirmek için beklerdik, ya şimdi…

Eski bayramlar, "tatil" oldu.

Eskiden, bayram sabahı olduğunda 7'den 70'e herkesi tatlı bir heyecan sarar, özellikle çocuklar yeni elbiselerini ve yeni ayakkabılarını giydiklerinde mutluluklarına diyecek yoktu doğrusu. Önce anne ve babalarının ellerini öpen çocuklar, sırasıyla dede, nine, abla ve ağabeylerinin de ellerini öptükten sonra sıra, elinde bir torbayla yakın komşularını ziyaret ederek ellerini öpmek ve bayram çerezlerini istemeye gelirdi.     Hoş istemeseler de ellerindeki torbanın ne manaya geldiği bilinir ve çerezleri verilirdi. Toplanan bu çerezler daha sonraki günlerde keyifle yenmek içindi. Daha sonra, yakınlık sırasına göre, amca, dayı, hala, teyze gibi akrabalar ziyaret edilir ve elleri öpülürdü.  Şimdi diyeceksiniz ki bugünkü bayramlarla eski bayramlar arasındaki fark nerede?

 O günlerde çocuklar büyüklerinin ellerini öptüklerinde ödüllendirilirlerdi. Şimdilerde bu adet giderek kalkmaktadır. Çocuk büyüğünün elini öptüğünde bir beklenti içine girmektedir. Ne hikmetse büyükler bu beklentiyi ya görmezlikten gelmektedir veya anlayamamaktadır. Giderek

unutulmakta olan bu ödüllendirme bayram harçlığıdır. Küçük bir ayrıntı gibi görünen bu ödüllendirme aslında çocukların dünyasındaki ikinci bayramdır.

Bu duygu ve düşüncelerle şehit ailelerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutlar; ülkemize huzur ve bereket getirmesini temenni ederim. Sevgi ve saygılarımla.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve goreleden.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.