Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
erol dede
Hayrettin Günay
Köşe Yazarı
Hayrettin Günay
 

OY TRABZAN TRABZAN - 2

  Büyük kent olmasından; Görele'nin, Giresun'un çok eskilerde Trabzon'a bağlı olmasın­dan olacak Göreleliler Trabzon'a çok gider. Doktora, gezmeye, alışverişe... Görele'den gidenler Moloz'da iner. Oradan gider nereye gidecekse, diyelim Meydan'a, Valiliğe, Boztepe'ye... Öğretmen Okuluna, hastaneye, Numune'ye... Sağlıkköyü İlkokulu ikinci sınıf öğrencisiyim. 1961,1962 olmalı. Bir yorgunluk çöktü üstüme. Elim ayağım düştü. Adım atamıyorum, gücüm yok. Babam doktora, Trabzon'a götürdü. O yılların Görele-Trabzon yolu. Sürekli dönemeçler, araba homurtuları, göz gözü görmeyen toz... Yoruz'dan yukarıya döne döne, kimilerde geri geri gelerek yeniden dönmeye çalışı­lan tırmanışı anımsıyorum düşle gerçek arası. Doktoru anımsamıyorum. Ağzımı açtıran dok­toru. Meydan'ı, ağaçları, Atatürk'ü... anımsıyorum. Trabzon'a ilk gidişim... Annemle gittim, anacığımla 1967'de. Hebüllü'de anamın babasından kalma bir parça yeri vardı. Yüksek gerilim geçmişti yerin üzerinden. Etibank para ödüyordu. Babam neden gitme­di bilmiyorum. Anacığımla ben gittim. Yanılmıyorsam Etibank Trabzon Şubesi Maraş caddesindeydi. Caddenin alt yanında da kuyumcular çarşısı vardı. Parayı aldıktan sonra oraya girmiş, yürüye yürüye annemle Moloz'a inmiş, Hasbi Palas'ın yanından kalkan araçla Göre­le'ye gelmiştik. Göreleliler gelin takılarını, gelin çamaşırlarını da çoğunca Trabzon'dan alır. Biz de Öyle yaptık. Lise ikiden Üçe doğrudan geçmiştim. O yaz söz kestik eşim olacak Rafet Ka­çar'la. Düğün lise bitince olacaktı. Yüzük, bilezik dışında Rafet'e "üç dolam altın kor­don" alacaktık. O yıllarda en gözde takıydı üç dolam kordon... Rafet, babam, ben. Trabzon'a gittik kordon için. Moloz'dan yukarıya yürüye yürüye, geze geze Kunduracılar'a çıktık. Kuyumcular çarşısı dışında bu cadde baştan başa kuyumcula­rı da barındırıyordu. Babamın gözünün tuttuğu bir kuyumcuya girdik. Yaşlı biriydi içerdeki. Güven verici, "ciddi" bir yüzü vardı. Sezer Kuyumcu... Kordonu aldı babam. Rafet'in beğendiğini. Bir buçuk yıl sonra yeniden geldik Sezer'e. Kordonu satmak için. Ben Trabzon'da Fatih Eğitim Enstitüsünde okuyordum. İki kardeşim de öğrenciydi. Babam paraya sıkışın­ca Rafet Günay'ın önerisiyle satılmıştı alındığı yere kordon... Babam, verdiğimiz parayı alsak, daha bir şey istemem, diyordu ama ödediğimizden çoğunu vermişti Sezer Kuyumcu, kor­donu tarttıktan sonra. Öyle bir sevindi ki babam... Trabzon'un köklü, önemli, bölgeye kapılarını açan sağlık kuruluşu Numune Hastanesiydi. Göreleliler sayrı düştüklerinde kapağı Trabzon'a, Numune'ye atardı. Ben çocukken Meh­met Amcam, ilkokuldayken güneş çarpmasından neredeyse ölecek babam Numunece sağlığına kavuşmuştu. Ben de fiziğe girdim 29 gün numunede, küçük bir de "ameliyat" oldum... Eğitim Enstitüsüne başlarken "tam teşekküllü hastaneden rapor" gerekiyordu. Öğrenci arkadaşlarla bir haftada tamamlamıştık Trabzon Numunece raporu. Trabzon Doğum Hastanesinde 1974'te Özgür Yetkin, 1978'de de Çağdaş Günay oğulları­mız doğdu... Onlarca, yüzlerce kez kesişir yolumuz Trabzon'la... Öğrenciyken de sonraki yıllarda da maçlara gittim Trabzon'da Hüseyin Avni Aker'de. Beşiktaş maçlarına. Beşiktaş'ı destekleyemedim bağırarak. Trabzon'un ortasındayım. Nasıl bağıracağım. İçimden sevinirdim gol atabilsek... Avni Aker'in yanında "amatörler için ayaktopu alanı" var. Onun yanında da spor salonu. Bu salonda Görele Lisesi Halk Oyunu Topluluğu, bölge birinciliği için yarıştı be­nim sorumluluğumda. Trabzon'da, bu salonda üç kez Trabzon Halk Oyunları Yarışmalarında seçici kurul üyeliği yaptım... Trabzon'u tanıtmak için torunum Rabia Su Günay'ı götürdüm bu güzel, olanaklı, gezi­lesi kente. Moloz'dan yürüyerek Meydan'a çıktık. Meydan Park'ta oturduk. Dondurma yedik. 150 yıllık geçmişi olan Lezzet'e girdik. Döner yedik. Dolmuşa bindik, Atatürk Köşkü'ne çıktık. Rabia fotoğraflar çekti. Boztepe'ye çıktık. Ders çalıştığım yeri gösterdim torunum Rabiasu'ya. Kente baktık, ta karşılara Karadenize... Meydan'a geldik dolmuşla. Yürüyerek limana indik. Buraları anlattım Rabiasu'ya. KTÜ'ye geçtik dolmuşla. Fakülteler arasındaki anayolda yürüdük Rabiasu'yla. Havaalanı'nı göster­dim Rabia'ya. Forum'a geçtik. Giysi aldı Rabia. Meydan'a döndük. Maraş caddesinde yürüdük. Kitapçılara girdik. İşbankası Satış yerine uğradık. Kitap seçti Rabia... Burayı tanısın, buraya alışsın istedim... Ganıta'ya indik.... Oradan Moloz'a. Moloz'da hale uğradık. Akşam olmak Üzereydi. Trabzon'a gelişimde köfte yediğim küçücük işyerine girdik. Buradaki köfte tadını tatsın istedim Rabiasu... Yıllar önce Trabzon'da Rafet'le, Özgür'le. Çağdaş'la gezdiğimiz yerleri  şimdi Torunum Rabiasu'yla geziyordum. Çocuk, eş mutluluğundan torun mutluluğuna...
Ekleme Tarihi: 26 Temmuz 2021 - Pazartesi

OY TRABZAN TRABZAN - 2

 

Büyük kent olmasından; Görele'nin, Giresun'un çok eskilerde Trabzon'a bağlı olmasın­dan olacak Göreleliler Trabzon'a çok gider. Doktora, gezmeye, alışverişe... Görele'den gidenler Moloz'da iner. Oradan gider nereye gidecekse, diyelim Meydan'a, Valiliğe, Boztepe'ye... Öğretmen Okuluna, hastaneye, Numune'ye...

Sağlıkköyü İlkokulu ikinci sınıf öğrencisiyim. 1961,1962 olmalı. Bir yorgunluk çöktü üstüme. Elim ayağım düştü. Adım atamıyorum, gücüm yok. Babam doktora, Trabzon'a götürdü. O yılların Görele-Trabzon yolu. Sürekli dönemeçler, araba homurtuları, göz gözü görmeyen toz... Yoruz'dan yukarıya döne döne, kimilerde geri geri gelerek yeniden dönmeye çalışı­lan tırmanışı anımsıyorum düşle gerçek arası. Doktoru anımsamıyorum. Ağzımı açtıran dok­toru. Meydan'ı, ağaçları, Atatürk'ü... anımsıyorum. Trabzon'a ilk gidişim...

Annemle gittim, anacığımla 1967'de. Hebüllü'de anamın babasından kalma bir parça yeri vardı. Yüksek gerilim geçmişti yerin üzerinden. Etibank para ödüyordu. Babam neden gitme­di bilmiyorum. Anacığımla ben gittim. Yanılmıyorsam Etibank Trabzon Şubesi Maraş caddesindeydi. Caddenin alt yanında da kuyumcular çarşısı vardı. Parayı aldıktan sonra oraya girmiş, yürüye yürüye annemle Moloz'a inmiş, Hasbi Palas'ın yanından kalkan araçla Göre­le'ye gelmiştik.

Göreleliler gelin takılarını, gelin çamaşırlarını da çoğunca Trabzon'dan alır. Biz de Öyle yaptık. Lise ikiden Üçe doğrudan geçmiştim. O yaz söz kestik eşim olacak Rafet Ka­çar'la. Düğün lise bitince olacaktı. Yüzük, bilezik dışında Rafet'e "üç dolam altın kor­don" alacaktık. O yıllarda en gözde takıydı üç dolam kordon...

Rafet, babam, ben. Trabzon'a gittik kordon için. Moloz'dan yukarıya yürüye yürüye, geze geze Kunduracılar'a çıktık. Kuyumcular çarşısı dışında bu cadde baştan başa kuyumcula­rı da barındırıyordu. Babamın gözünün tuttuğu bir kuyumcuya girdik. Yaşlı biriydi içerdeki. Güven verici, "ciddi" bir yüzü vardı. Sezer Kuyumcu... Kordonu aldı babam. Rafet'in beğendiğini. Bir buçuk yıl sonra yeniden geldik Sezer'e. Kordonu satmak için. Ben Trabzon'da Fatih Eğitim Enstitüsünde okuyordum. İki kardeşim de öğrenciydi. Babam paraya sıkışın­ca Rafet Günay'ın önerisiyle satılmıştı alındığı yere kordon... Babam, verdiğimiz parayı alsak, daha bir şey istemem, diyordu ama ödediğimizden çoğunu vermişti Sezer Kuyumcu, kor­donu tarttıktan sonra. Öyle bir sevindi ki babam...

Trabzon'un köklü, önemli, bölgeye kapılarını açan sağlık kuruluşu Numune Hastanesiydi. Göreleliler sayrı düştüklerinde kapağı Trabzon'a, Numune'ye atardı. Ben çocukken Meh­met Amcam, ilkokuldayken güneş çarpmasından neredeyse ölecek babam Numunece sağlığına kavuşmuştu. Ben de fiziğe girdim 29 gün numunede, küçük bir de "ameliyat" oldum...

Eğitim Enstitüsüne başlarken "tam teşekküllü hastaneden rapor" gerekiyordu. Öğrenci arkadaşlarla bir haftada tamamlamıştık Trabzon Numunece raporu.

Trabzon Doğum Hastanesinde 1974'te Özgür Yetkin, 1978'de de Çağdaş Günay oğulları­mız doğdu... Onlarca, yüzlerce kez kesişir yolumuz Trabzon'la...

Öğrenciyken de sonraki yıllarda da maçlara gittim Trabzon'da Hüseyin Avni Aker'de. Beşiktaş maçlarına. Beşiktaş'ı destekleyemedim bağırarak. Trabzon'un ortasındayım.

Nasıl bağıracağım. İçimden sevinirdim gol atabilsek...

Avni Aker'in yanında "amatörler için ayaktopu alanı" var. Onun yanında da spor salonu. Bu salonda Görele Lisesi Halk Oyunu Topluluğu, bölge birinciliği için yarıştı be­nim sorumluluğumda. Trabzon'da, bu salonda üç kez Trabzon Halk Oyunları Yarışmalarında seçici kurul üyeliği yaptım...

Trabzon'u tanıtmak için torunum Rabia Su Günay'ı götürdüm bu güzel, olanaklı, gezi­lesi kente. Moloz'dan yürüyerek Meydan'a çıktık. Meydan Park'ta oturduk. Dondurma yedik. 150 yıllık geçmişi olan Lezzet'e girdik. Döner yedik. Dolmuşa bindik, Atatürk Köşkü'ne çıktık. Rabia fotoğraflar çekti. Boztepe'ye çıktık. Ders çalıştığım yeri gösterdim torunum Rabiasu'ya. Kente baktık, ta karşılara Karadenize...

Meydan'a geldik dolmuşla. Yürüyerek limana indik. Buraları anlattım Rabiasu'ya. KTÜ'ye geçtik dolmuşla. Fakülteler arasındaki anayolda yürüdük Rabiasu'yla. Havaalanı'nı göster­dim Rabia'ya. Forum'a geçtik. Giysi aldı Rabia. Meydan'a döndük. Maraş caddesinde yürüdük. Kitapçılara girdik. İşbankası Satış yerine uğradık. Kitap seçti Rabia... Burayı tanısın, buraya alışsın istedim...

Ganıta'ya indik.... Oradan Moloz'a. Moloz'da hale uğradık. Akşam olmak Üzereydi.

Trabzon'a gelişimde köfte yediğim küçücük işyerine girdik. Buradaki köfte tadını tatsın istedim Rabiasu... Yıllar önce Trabzon'da Rafet'le, Özgür'le. Çağdaş'la gezdiğimiz yerleri  şimdi Torunum Rabiasu'yla geziyordum. Çocuk, eş mutluluğundan torun mutluluğuna...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve goreleden.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.